Yarı İletken Devrimi ve Morris Chang’in Vizyonu
İnsanlık tarihindeki sanayi devrimleri incelendiğinde, her dönemin ekonomik ve teknolojik gelişimini belirleyen temel bir üretim unsuru olduğu görülmektedir. 19. yüzyılda buhar makinesi, 20. yüzyılda petrol ve otomotiv endüstrisi ekonomik büyümenin temelini oluştururken, 21. yüzyılın en stratejik ürünü yarı iletkenler olmuştur. Günümüzde cep telefonlarından bilgisayarlara, yapay zekâ sistemlerinden elektrikli otomobillere, tıbbi cihazlardan savunma sanayisine kadar neredeyse tüm teknolojiler mikroçiplere bağlıdır.
Mikroçiplerin üretimi ise dünyanın en karmaşık sanayi faaliyetlerinden biridir. Bir çip fabrikasının kurulması yalnızca büyük sermaye gerektirmez; aynı zamanda ileri mühendislik bilgisi, hassas üretim teknikleri ve yıllar içinde oluşturulmuş deneyim ister. Bu nedenle uzun yıllar boyunca çip tasarlayan şirketler aynı zamanda üretimi de kendi fabrikalarında gerçekleştirmiştir.
1987 yılında Tayvan’da kurulan Taiwan Semiconductor Manufacturing Company (TSMC) bu anlayışı değiştirmiştir. Şirket, yalnızca üretime odaklanan ilk bağımsız yarı iletken dökümhanesi (Pure Play Foundry) olmuş ve günümüzde Apple, NVIDIA, AMD, Qualcomm, Broadcom ve MediaTek gibi dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin en önemli üretim ortağı hâline gelmiştir.
Ancak TSMC’nin başarısı yalnızca ileri teknoloji yatırımlarına değil, kurucusu Morris Chang’in yıllar boyunca edindiği tecrübeye ve geliştirdiği sıra dışı iş modeline dayanmaktadır.
Yarı İletken Endüstrisinin Dönüşümü
1947 yılında Bell Laboratories’de transistörün icat edilmesi elektronik tarihinde yeni bir çağ başlattı. Vakum tüplerinin yerini alan transistörler daha küçük, daha hızlı ve daha güvenilir elektronik cihazların geliştirilmesini sağladı. 1958 yılında entegre devrenin geliştirilmesi ise yüzlerce, daha sonra milyonlarca transistörün tek bir silikon plaka üzerinde bir araya getirilmesine imkân tanıdı.
1960’lı ve 1970’li yıllarda Intel, Texas Instruments, Motorola, Fairchild Semiconductor ve NEC gibi şirketler yarı iletken sektörünün öncüleri oldular. Bu şirketlerin ortak özelliği hem çip tasarlamaları hem de kendi fabrikalarında üretim yapmalarıydı. Bu modele daha sonra Integrated Device Manufacturer (IDM) adı verildi.
İlk yıllarda bu sistem başarılıydı. Ancak teknoloji geliştikçe üretim süreçleri çok daha karmaşık hâle geldi. Yeni nesil bir çip fabrikasının kurulabilmesi için milyarlarca dolarlık yatırım yapılması gerekiyordu. Üretimde kullanılan litografi makineleri, temiz odalar ve hassas üretim ekipmanları son derece pahalıydı. Bu durum özellikle yeni kurulan şirketlerin pazara girmesini zorlaştırıyordu.
1980’li yıllara gelindiğinde sektör önemli bir çıkmazla karşı karşıyaydı. Yenilikçi tasarımlar geliştiren küçük şirketler vardı; ancak bu şirketlerin üretim yapabilecek fabrikaları yoktu. Fabrika kurabilen büyük şirketler ise yüksek maliyetler nedeniyle üretim kapasitelerini yalnızca kendi ürünleri için kullanıyordu. Bu durum teknoloji sektöründe yeni fikirlerin hayata geçirilmesini yavaşlatıyordu.
TSMC kurucusu Morris Chang kimdir?
TSMC’nin kurucusu Morris Chang, 1931 yılında Çin’in Zhejiang eyaletinde doğdu. Çocukluğu savaş yıllarında geçti ve genç yaşta eğitimine devam etmek için Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Önce Harvard Üniversitesi’nde eğitim aldı, daha sonra Massachusetts Institute of Technology (MIT)’de makine mühendisliği okudu ve Stanford Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladı. Chang’ın Stanford Üniversitesi’nde aldığı mühendislik eğitimi, ilerleyen yıllarda yarı iletken teknolojisine yön veren kariyerinin temelini oluşturmuştur.
Profesyonel kariyerine Sylvania Electric Products şirketinde başlayan Chang, burada kısa süre çalıştıktan sonra 1958 yılında Texas Instruments’a katıldı. Bu karar, yalnızca kendi kariyerini değil, gelecekte yarı iletken sektörünün gelişimini de etkileyecekti.
Texas Instruments’ta yaklaşık 25 yıl görev yapan Chang, üretim mühendisliğinden üst düzey yöneticiliğe kadar birçok farklı pozisyonda çalıştı. Texas Instruments’taki görevi sırasında yalnızca teknoloji geliştirmedi; aynı zamanda yarı iletken üretiminin ekonomik yönünü de ayrıntılı biçimde analiz etti. Üretim maliyetlerinin giderek arttığını, yeni şirketlerin milyarlarca dolarlık fabrika yatırımı yapmasının neredeyse imkânsız hâle geldiğini gözlemledi.
1983 yılında Texas Instruments’tan ayrılan Chang, General Instrument şirketinde başkan ve operasyonlardan sorumlu yönetici (COO) olarak görev yaptı. Burada edindiği yönetim deneyimi, büyük ölçekli teknoloji şirketlerinin nasıl yönetildiğini daha yakından görmesini sağladı.
1985 yılında ise Tayvan hükûmeti tarafından ülkeye davet edildi ve Industrial Technology Research Institute (ITRI) başkanlığına getirildi. İşte TSMC fikri burada şekillenmeye başladı.
Dünyayı Değiştiren Bir Fikir
ITRI’de yaptığı çalışmalar sırasında Morris Chang, yarı iletken sektörünün en büyük sorununun tasarım değil üretim olduğunu fark etti. Pek çok girişimci yeni işlemci tasarlayabiliyor; ancak üretim tesisi kuramadığı için ürününü piyasaya çıkaramıyordu.
“Çip tasarlayan şirket ile çip üreten şirket aynı olmak zorunda değildir.”
Bu düşünce, sektörün alışılmış iş modeline tamamen aykırıydı. O güne kadar büyük şirketler hem tasarım hem de üretimi kendi bünyelerinde yürütüyorlardı. Chang ise yalnızca üretime odaklanan bağımsız bir şirket kurulması gerektiğini savunuyordu.
Bu model sayesinde yeni girişimler milyarlarca dolarlık fabrika yatırımı yapmak zorunda kalmayacak, yalnızca tasarım ve yenilik geliştirmeye odaklanabilecekti. Üretim ise bu konuda uzmanlaşmış tek bir şirket tarafından gerçekleştirilecekti.
Bugün fabless (Kendi çip fabrikasına sahip olmayan, yalnızca mikroçip tasarlayan şirketler) olarak bilinen NVIDIA, Qualcomm, Broadcom ve daha sonra Apple gibi şirketlerin başarısının temelinde bu iş modeli bulunmaktadır.
TSMC’nin doğuşu, yalnızca yeni bir şirketin kurulması değil, yarı iletken endüstrisinin iş modelinin yeniden tasarlanması anlamına geliyordu. Morris Chang’in Texas Instruments ve General Instrument’ta edindiği üretim deneyimi, ITRI’de yürüttüğü çalışmalarla birleşince, dünya teknoloji tarihinin en önemli şirketlerinden birinin temelleri atıldı.
TSMC Neden kuruldu?
Birinci bölümde yarı iletken endüstrisinin karşı karşıya olduğu sorunlar ve Morris Chang’in geliştirdiği yeni iş modeli ele alınmıştı. Ancak başarılı bir fikir tek başına yeterli değildir. Bu fikrin hayata geçirilebilmesi için güçlü bir finansman, devlet desteği ve doğru zamanda alınmış stratejik kararlar gerekiyordu. TSMC’nin kuruluş süreci, teknoloji tarihinin en başarılı kamu-özel sektör iş birliklerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Tayvan’ın Teknoloji Hamlesi neden yapıldı?
1980’li yılların başında Tayvan, hızla büyüyen bir ekonomiye sahip olmasına rağmen yüksek teknoloji üretiminde henüz söz sahibi değildi. Ülke daha çok tekstil, oyuncak, plastik ürünler ve elektronik montajıyla tanınıyordu. Ancak Tayvan hükûmeti, gelecekte ekonomik büyümenin bilgi ve teknoloji temelli sanayilerden geleceğini öngörüyordu.
Bu amaçla 1980 yılında Hsinchu Bilim Parkı kuruldu. Silikon Vadisi örnek alınarak tasarlanan bu teknoloji bölgesi; üniversiteler, araştırma merkezleri ve özel şirketleri aynı ekosistem içinde buluşturmayı hedefliyordu. Ayrıca Industrial Technology Research Institute (ITRI) aracılığıyla yarı iletken teknolojilerinin ülkeye kazandırılması için büyük yatırımlar yapıldı.
Bu dönemde hükûmetin en önemli hedefi, Tayvan’ı yalnızca elektronik ürün üreten değil, dünyanın en gelişmiş mikroçiplerini geliştiren ve üreten ülkelerden biri hâline getirmekti.
Morris Chang’in Liderliğinde Tayvan teknolojisi geleceği.
1985 yılında Tayvan hükûmeti, yarı iletken sektöründe uluslararası deneyime sahip bir lider arayışına girdi ve bu görev için Morris Chang’i ülkeye davet etti. Chang, uzun yıllar Texas Instruments’ta çalışmış, daha sonra General Instrument’ta üst düzey yöneticilik yapmış ve üretim süreçleri konusunda dünya çapında saygınlık kazanmıştı.
ITRI’nin başına geçen Chang, Tayvan’ın güçlü yönlerini analiz etti. Ülkenin iyi yetişmiş mühendisleri, devlet desteği ve düşük üretim maliyetleri önemli avantajlardı. Buna karşılık Intel veya Texas Instruments gibi şirketlerle doğrudan rekabet edecek teknoloji ve sermaye henüz mevcut değildi.
Bu nedenle Chang, Tayvan’ın farklı bir yol izlemesi gerektiğini savundu. Yeni kurulacak şirket kendi markasıyla işlemci tasarlamayacak, yalnızca dünyanın en kaliteli çiplerini üreten bağımsız bir üretici olacaktı.
TSMC kim tarafından kuruldu?
1987 yılında Taiwan Semiconductor Manufacturing Company (TSMC) resmen kuruldu ve dünyanın ilk Pure Play Foundry modeliyle çalışan yarı iletken üreticisi olarak faaliyetlerine başladı. Şirketin amacı kendi ürünlerini geliştirmek değil, başka şirketlerin tasarladığı çipleri en yüksek kaliteyle üretmekti. Bu yaklaşım, yarı iletken sektöründe tamamen yeni bir iş modelini temsil ediyordu.
Kuruluş aşamasında TSMC’nin yaklaşık 100 milyon ABD doları başlangıç sermayesi bulunuyordu. O dönem için oldukça yüksek kabul edilen bu yatırımın arkasında hem kamu hem de özel sektör yer aldı.
| Ortak | Yaklaşık Pay |
|---|---|
| Tayvan Hükûmeti | %48 |
| Philips | %27 |
| Tayvanlı özel yatırımcılar | %25 |
Bu yapı sayesinde şirket yalnızca finansman sağlamadı; aynı zamanda uluslararası güvenilirlik de kazandı.
Günümüzde ise tek bir kişi veya kuruluş tarafından kontrol edilen bir şirket değildir. Halka açık ortaklık yapısı sayesinde hisseleri dünyanın dört bir yanındaki kurumsal ve bireysel yatırımcılar tarafından tutulmaktadır. En büyük hissedar yaklaşık %6,38 pay ile Tayvan Ulusal Kalkınma Fonu’dur. Bunun yanında Capital Research, BlackRock, Vanguard, Fidelity ve Singapur Hükûmeti gibi büyük kurumsal yatırımcılar da önemli hisselere sahiptir. Bu da TSMC’nin profesyonel yönetilen ve geniş bir yatırımcı tabanına sahip küresel bir teknoloji şirketi olduğunu göstermektedir.
Philips’in TSMC’ye Katkısı nedir? Neden yatırım yapmıştır?
TSMC’nin kuruluşunda en önemli ortaklardan biri Hollandalı teknoloji şirketi Philips oldu. Philips’in katkısı yalnızca sermaye yatırımıyla sınırlı değildi.
- yarı iletken üretim teknolojileri,
- üretim süreçlerine ilişkin teknik bilgi,
- patent ve lisans desteği,
- uluslararası müşteri ağı
gibi alanlarda TSMC’ye önemli katkılar sağladı. Bu ortaklık, genç şirketin kısa sürede dünya standartlarında üretim yapabilmesini kolaylaştırdı.
TSMC’nin İlk Fabrikası ve İlk Müşterileri kimdir?
TSMC’nin ilk fabrikası Tayvan’ın Hsinchu Bilim Parkı’nda kuruldu. İlk yıllarda üretim kapasitesi sınırlıydı ve şirketin karşı karşıya olduğu en büyük sorun müşteri bulmaktı.
O dönemde Intel, Motorola ve Texas Instruments gibi büyük şirketler üretimlerini kendi fabrikalarında yapmaya devam ediyordu. Bu nedenle birçok kişi Morris Chang’in iş modelinin başarılı olamayacağını düşünüyordu.
Ancak TSMC’nin en önemli avantajı tarafsızlığıydı. Şirket kendi markasıyla işlemci üretmediği için müşterileriyle rekabet etmiyordu. Tasarım şirketleri, fikrî mülkiyetlerinin korunacağına güvenerek üretimlerini TSMC’ye emanet etmeye başladı.
İlk müşteriler arasında ASIC tasarım şirketleri ve küçük yarı iletken girişimleri yer aldı. Bu firmalar, kendi fabrikalarını kurmak yerine TSMC’nin üretim hizmetlerinden yararlanarak pazara daha hızlı girebildiler.
Foundry Modeli nedir?
Başka şirketlerin tasarladığı çipleri üreten, ancak kendi markasıyla çip tasarlamayan veya satmayan üretici şirketlere verilen isimdir. TSMC 1990’lı yılların başında yarı iletken üretim maliyetleri hızla yükselmeye başlamıştı. Yeni nesil üretim teknolojilerine geçebilmek için milyarlarca dolarlık yatırımlar gerekiyordu ve bu durum Morris Chang’in öngörüsünü doğruladı.
Birçok yeni şirket, tasarıma odaklanıp üretimi TSMC’ye bırakmanın çok daha verimli olduğunu gördü. Böylece “fabless” olarak adlandırılan yeni bir şirket modeli doğdu. Bu modelde şirketler yalnızca çip tasarlıyor, üretim ise TSMC gibi uzman dökümhaneler tarafından gerçekleştiriliyordu. Bu yaklaşım sayesinde teknoloji şirketleri Ar-Ge’ye daha fazla kaynak ayırabilirken, TSMC de yalnızca üretime odaklanarak ölçek ekonomisinin avantajlarından yararlandı.
1990’lı yılların sonuna gelindiğinde TSMC artık yalnızca Tayvan’ın değil, dünyanın önde gelen yarı iletken üreticilerinden biri hâline gelmişti. Şirket üretim teknolojilerini sürekli geliştiriyor, kalite standartlarını yükseltiyor ve yeni müşteriler kazanıyordu.
Daha sonraki yıllarda Apple, Qualcomm, NVIDIA, AMD, Broadcom ve MediaTek gibi dünyanın en büyük teknoloji şirketleri üretim için TSMC’yi tercih etmeye başladı. Bugün TSMC’nin müşterileri arasında hem kendi fabrikası olmayan tasarım şirketleri hem de Intel, NXP ve Texas Instruments gibi kendi üretim tesislerine sahip şirketler de bulunmaktadır.
TSMC’nin başarısının temelinde yalnızca Morris Chang’in vizyonu değil, Tayvan hükûmetinin uzun vadeli teknoloji politikası, Philips’in sağladığı teknik destek ve yaklaşık 100 milyon ABD dolarlık güçlü başlangıç sermayesi yer almaktadır. Şirket, “yalnızca üretim yapan bağımsız dökümhane” modeliyle yarı iletken sektörünün kurallarını değiştirmiş ve yeni nesil teknoloji şirketlerinin önünü açmıştır.
1990’lı yılların sonunda artık TSMC, yalnızca başarılı bir girişim değil; küresel yarı iletken endüstrisinin vazgeçilmez bir üretim ortağı hâline gelmişti. Bu yükseliş, sonraki yıllarda Apple, NVIDIA ve AMD gibi şirketlerle kuracağı stratejik ortaklıkların da temelini oluşturacaktı.
Yapay Zekâ ve TSMC’nin Geleceği
TSMC’yi dünyanın en önemli teknoloji şirketlerinden biri yapan asıl gelişme, 2000’li yıllardan itibaren yaşanan dijital dönüşüm olmuştur. Akıllı telefonların yaygınlaşması, bulut bilişim, yüksek performanslı işlemciler ve son olarak yapay zekâ uygulamaları, gelişmiş mikroçiplere olan ihtiyacı hızla artırmıştır. Bu değişim, TSMC’yi küresel teknoloji ekosisteminin merkezine yerleştirmiştir.
Apple neden TSMC’yi tercih etti?
2000’li yılların sonunda akıllı telefon pazarı hızla büyümeye başladı. Apple, iPhone ve iPad için geliştirdiği işlemcileri en ileri üretim teknolojileriyle üretebilecek güvenilir bir ortak arıyordu. TSMC, yüksek üretim kalitesi, düşük hata oranı ve sürekli teknoloji yatırımları sayesinde bu alanda öne çıktı.
2011 yılında Apple’ın A5 ve A6 işlemcilerinin deneme üretimlerine başlayan TSMC, daha sonraki yıllarda A8, A9X ve devam eden Apple Silicon işlemcilerinin en önemli üreticisi hâline geldi. Bu iş birliği, TSMC’nin gelirlerini önemli ölçüde artırırken şirketin uluslararası itibarını da güçlendirdi. Günümüzde Apple, TSMC’nin en büyük müşterileri arasında yer almaktadır. Apple ile kurulan bu stratejik ortaklık, diğer teknoloji şirketlerinin de dikkatini çekmiş ve TSMC’nin küresel büyümesini hızlandırmıştır.
NVIDIA, AMD ve Yapay Zekâ Devrimi
2010’lu yılların ortalarından itibaren yapay zekâ, büyük veri ve bulut bilişim teknolojilerinin gelişmesiyle yüksek performanslı işlemcilere olan ihtiyaç hızla arttı. Özellikle grafik işlemcileri (GPU) geliştiren NVIDIA ile yüksek performanslı işlemciler üreten AMD, en gelişmiş üretim teknolojilerine ihtiyaç duyuyordu.
TSMC, 7 nanometre, 5 nanometre ve daha sonra 3 nanometre üretim teknolojilerini başarıyla geliştirerek bu alanda rakiplerinin önüne geçti. Şirket, bu ileri üretim süreçleri sayesinde yapay zekâ sunucularında kullanılan işlemcilerin büyük bölümünü üretmeye başladı. NVIDIA’nın yapay zekâ hızlandırıcıları ve AMD’nin yeni nesil işlemcileri, TSMC’nin üretim tesislerinde geliştirilen ileri üretim teknolojileriyle hayata geçirildi. Bu gelişmeler, TSMC’yi yalnızca bir üretici değil, yapay zekâ çağının en kritik şirketlerinden biri hâline getirdi.
TSMC’nin Günümüzdeki Gücü
Kuruluşunda yaklaşık 100 milyon ABD doları sermayeyle yola çıkan TSMC, bugün dünyanın en büyük yarı iletken üreticisidir. Şirket, yalnızca Tayvan ekonomisinin değil, küresel teknoloji sektörünün de en önemli aktörlerinden biridir. TSMC’nin üretim tesislerinde her yıl milyonlarca silikon plaka (wafer) işlenmekte ve dünyanın önde gelen teknoloji şirketleri için gelişmiş mikroçipler üretilmektedir.
Şirketin başarısının temelinde üç unsur bulunmaktadır:
- Sürekli araştırma ve geliştirme yatırımları,
- Üretim teknolojilerinde liderliği koruma hedefi,
- Müşterileriyle rekabet etmeyen tarafsız iş modeli.
Bu strateji sayesinde TSMC, yalnızca mevcut müşterilerini korumakla kalmamış, aynı zamanda yeni teknoloji girişimlerinin de ilk tercihi olmuştur.
Jeopolitik Önemi
TSMC’nin büyümesi yalnızca ekonomik açıdan değil, jeopolitik açıdan da büyük önem taşımaktadır. Günümüzde gelişmiş mikroçipler savunma sanayisi, haberleşme sistemleri, yapay zekâ uygulamaları ve kritik altyapılar için vazgeçilmezdir. Bu nedenle TSMC’nin üretim kapasitesi, birçok ülke tarafından stratejik bir unsur olarak değerlendirilmektedir.
Son yıllarda şirket, üretim faaliyetlerini yalnızca Tayvan ile sınırlı tutmayarak Amerika Birleşik Devletleri, Japonya ve Almanya’da da yeni fabrikalar kurmaya başlamıştır. Bu yatırımlar, küresel tedarik zincirini güçlendirmeyi ve olası jeopolitik riskleri azaltmayı amaçlamaktadır. Tayvan’ın Çin hükümeti ile olan çatışmaları risk oluşturduğundan şirket yatırımlarını başka ülkelere de yapmaya mecbur bırakmıştır.
Teknolojinin Gelişimdeki Yeri
Bell Labs transistörü icat ederek elektronik çağını başlatmış, Fairchild Semiconductor Silikon Vadisi’nin temelini atmış, Intel mikroişlemciyi yaygınlaştırmış, ASML gelişmiş litografi teknolojilerini mümkün kılmış, TSMC ise yarı iletken üretimini bağımsız bir uzmanlık alanına dönüştürerek dijital çağın en kritik şirketlerinden biri olmuştur. Günümüzde yapay zekâdan akıllı telefonlara kadar uzanan teknolojik dönüşümün arkasında büyük ölçüde TSMC’nin üretim gücü bulunmaktadır.
Bugün Apple, NVIDIA, AMD, Qualcomm ve yüzlerce teknoloji şirketinin yenilik geliştirebilmesi büyük ölçüde TSMC’nin sunduğu üretim altyapısına bağlıdır. Şirket, yalnızca çip üretmemekte; aynı zamanda küresel teknoloji ekosisteminin gelişmesini sağlayan temel kurumlardan biri olarak faaliyet göstermektedir.
Sonuç
1987 yılında Morris Chang’in vizyonuyla kurulan TSMC, yarı iletken endüstrisinin en büyük sorunlarından biri olan yüksek üretim maliyetlerine yenilikçi bir çözüm getirmiştir. Tayvan hükûmetinin stratejik desteği, Philips’in teknoloji ortaklığı ve yaklaşık 100 milyon ABD dolarlık başlangıç sermayesiyle kurulan şirket, zaman içinde dünyanın en büyük bağımsız yarı iletken üreticisi hâline gelmiştir. 1987 yılında yaklaşık 100 milyon ABD doları başlangıç sermayesiyle kurulan TSMC, günümüzde yaklaşık 2,1 trilyon ABD doları piyasa değerine ulaşarak dünyanın en değerli teknoloji şirketlerinden biri hâline gelmiştir. Şirket, Apple, NVIDIA, AMD, Qualcomm ve birçok küresel teknoloji firmasının en gelişmiş mikroçiplerini üreten dünyanın en büyük bağımsız yarı iletken dökümhanesidir.
TSMC’nin kurucusu Morris Chang, 2018 yılında emekli olmuş; 2024 yılında ise yönetim kurulu başkanlığı ve CEO görevleri Dr. C. C. Wei’ye devredilmiştir.
Teknoloji tarihi açısından değerlendirildiğinde TSMC, yalnızca başarılı bir şirket değil; yarı iletken endüstrisinin iş modelini değiştiren ve dijital çağın gelişimini hızlandıran en önemli kurumlardan biridir. Morris Chang’in ortaya koyduğu vizyon, bugün milyarlarca insanın kullandığı teknolojilerin gelişmesinde belirleyici rol oynamış ve TSMC’yi dünyanın en stratejik şirketlerinden biri hâline getirmiştir.
Kaynakça
- Chang, M. (1998). A Foundry’s Vision. Taiwan Semiconductor Manufacturing Company.
- Grove, A. S. (1996). Only the Paranoid Survive. Currency Doubleday.
- Miller, C. (2022). Chip War: The Fight for the World’s Most Critical Technology. Scribner.
- Morris Chang. (2018). Remarks at the TSMC Retirement Ceremony.
- Taiwan Semiconductor Manufacturing Company. Annual Reports.
- Taiwan Semiconductor Manufacturing Company. Corporate Overview.