Dahilde İşleme Rejiminin Tarihsel Gelişimi ve Türkiye’de Uygulanması

27.07.2026 · GGM

Uluslararası ticaretin gelişmesiyle birlikte ülkeler, ihracatı artırmak ve sanayilerinin rekabet gücünü yükseltmek amacıyla çeşitli gümrük uygulamaları geliştirmiştir. Bunlardan biri olan Dahilde İşleme Rejimi (DİR), ihraç edilmek üzere üretilecek ürünlerde kullanılacak ithal girdilerin gümrük vergilerinden muaf veya ertelenmiş olarak ülkeye alınmasını sağlayan önemli bir dış ticaret politikasıdır. Günümüzde birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülke tarafından uygulanan bu sistem, ihracatçı firmaların maliyetlerini azaltarak uluslararası pazarlarda daha rekabetçi olmalarına katkı sağlamaktadır.

Dahilde İşleme Rejimi’nin kökeni, 18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa’da uygulanan gümrük vergisi iadesi (Drawback) sistemine kadar uzanmaktadır. Özellikle sanayi devriminin öncülerinden olan Birleşik Krallık (İngiltere) , ithal edilen hammaddelerin işlenerek yeniden ihraç edilmesi durumunda ödenen gümrük vergilerinin üreticilere geri verilmesini sağlayan uygulamaları hayata geçirmiştir. Bu sistem sayesinde ihracat yapan işletmelerin maliyetleri düşürülmüş ve ülkenin dış ticaret hacmi artırılmıştır.

Birleşik Krallık’ta başarılı sonuçlar veren bu uygulamalar, zamanla Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda ve diğer Avrupa ülkelerinde de benimsenmiştir. Böylece ihracata yönelik üretimi destekleyen gümrük rejimleri Avrupa genelinde yaygınlaşmıştır.

Modern anlamda Dahilde İşleme Rejimi ise, Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) döneminde ortak gümrük politikalarının oluşturulmasıyla ortaya çıkmıştır. 1960’lı ve 1970’li yıllarda geliştirilen Inward Processing Relief (IPR) sistemi sayesinde, üye ülkelerde ithal edilen hammaddelerin işlenerek tekrar ihraç edilmesi durumunda gümrük vergilerinin alınmaması veya ertelenmesi ortak kurallara bağlanmıştır. Bu uygulama daha sonra Avrupa Birliği Gümrük Kodu içerisinde yer alarak günümüzde de “Inward Processing” adıyla uygulanmaya devam etmektedir.

Türkiye açısından en önemli dönüm noktası ise Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği’ni tesis eden 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı 6 Mart 1995 tarihinde imzalanan 1 Ocak 1996 tarihinde yürürlüğe giren Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girmesi olmuştur. Gümrük Birliği kapsamında Türkiye, Avrupa Birliği’nin gümrük mevzuatına büyük ölçüde uyum sağlamış ve Dahilde İşleme Rejimi de bu sürecin önemli unsurlarından biri haline gelmiş ve ihracatı teşvik eden ekonomik reformlara yönelmiş ve dış ticaret mevzuatını uluslararası uygulamalara uyumlu hale getirmeye başlamıştır.

Bu kapsamda yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu, Dahilde İşleme Rejimi’nin hukuki temelini oluşturmuştur. Daha sonra 27 Ocak 2005 tarihli ve 2005/8391 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Kararı ile sistem yeniden düzenlenmiş, uygulama esasları günümüz ihtiyaçlarına uygun hale getirilmiştir. Böylece ihracat yapan firmalar, üretimlerinde kullanacakları ithal hammaddeleri gümrük vergisi, KDV ve diğer mali yükümlülüklerden belirli şartlar altında muaf olarak ithal edebilme imkânına kavuşmuştur.

Günümüzde Türkiye, tekstil, hazır giyim, otomotiv, makine, beyaz eşya, elektronik, demir-çelik, savunma sanayii ve kimya gibi birçok sektörde Dahilde İşleme Rejimi’nden etkin biçimde yararlanmaktadır. Bu sistem sayesinde üretim maliyetleri azalmakta, ihracat kapasitesi artmakta ve Türk sanayisinin küresel pazarlardaki rekabet gücü desteklenmektedir.

Sonuç olarak Dahilde İşleme Rejimi, yalnızca bir gümrük uygulaması değil; ihracatı teşvik eden, sanayi üretimini destekleyen ve ülkelerin uluslararası ticarette rekabet avantajı elde etmesini sağlayan stratejik bir dış ticaret politikasıdır.

Tarihsel gelişimi incelendiğinde, ilk örneklerinin Birleşik Krallık’taki gümrük vergisi iade sistemlerine dayandığı, modern yapısının ise Avrupa Ekonomik Topluluğu tarafından geliştirildiği görülmektedir. Türkiye de Avrupa Birliği ile bütünleşme süreci kapsamında bu sistemi kendi mevzuatına uyarlamış ve günümüzde ihracat odaklı büyüme politikalarının temel araçlarından biri olarak başarıyla uygulamaktadır.

Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) Nasıl ve Kimler Alabilir?

Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB), ihracata yönelik üretim yapan firmaların, üretimde kullanacakları hammadde, yardımcı madde, yarı mamul ve ambalaj malzemelerini gümrük vergileri ile bazı mali yükümlülüklerden muaf olarak ithal edebilmelerine olanak sağlayan resmi bir belgedir. Belge, Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenir ve ihracat taahhüdü karşılığında firmalara belirli süre ve şartlarla verilir.

4458 sayılı Gümrük Kanunu ve Dahilde İşleme Rejimi hükümleri uyarınca aşağıdaki şartları taşıyan firmalar Dahilde İşleme İzin Belgesi alabilir:

  • Türkiye Gümrük Bölgesi’nde (serbest bölgeler hariç) yerleşik gerçek veya tüzel kişiler,
  • İthal edeceği eşyayı işleyerek ihraç etmeyi taahhüt eden üretici veya ihracatçı firmalar,
  • İşleme faaliyetini kendi tesislerinde yapan veya başka bir firmaya yaptıran işletmeler,
  • İhraç edeceği ürünün üretiminde ithal girdisi kullanan sanayi kuruluşları.

Belgenin düzenlenebilmesi için ithal edilecek eşyanın işlem görmüş ürün içerisinde kullanıldığının tespit edilebilir olması, üretimin katma değer yaratması ve ihracata katkı sağlaması gibi kriterler de dikkate alınır.

Dahilde İşleme İzin Belgesi Kapsamında Sağlanan Vergi Avantajları

Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB), ihracata yönelik üretim yapan işletmelere önemli mali avantajlar sağlamaktadır. Belge kapsamında ithal edilen hammadde, yarı mamul, yardımcı madde ve ambalaj malzemeleri için gümrük vergisi, Katma Değer Vergisi (KDV), Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) (ÖTV’ye tabi eşya olması halinde), Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) ile diğer eş etkili mali yükümlülükler, mevzuatta öngörülen şartlar çerçevesinde tahsil edilmemekte veya teminata bağlanarak ertelenmektedir. Böylece ihracatçı firmalar, üretim maliyetlerini önemli ölçüde düşürmekte, işletme sermayelerini daha verimli kullanabilmekte ve uluslararası pazarlarda fiyat açısından rekabet üstünlüğü elde etmektedir.

Ancak bu avantajlardan yararlanılabilmesi için ithal edilen girdilerin yalnızca belge kapsamında kullanılması, taahhüt edilen ihracatın belge süresi içinde gerçekleştirilmesi ve Dahilde İşleme Rejimi’nin tüm yükümlülüklerinin eksiksiz yerine getirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, tahsil edilmeyen veya ertelenen vergiler, gecikme faizi ve ilgili yaptırımlarla birlikte firmadan geri alınmaktadır.

Bu yönüyle Dahilde İşleme Rejimi, bir vergi istisnasından ziyade, ihracat taahhüdüne bağlı olarak sağlanan şartlı bir vergi avantajı niteliği taşımaktadır.

DİİB Belgesine Nasıl müracaat edilir?

Dahilde İşleme İzin Belgesi başvuruları elektronik ortamda Ticaret Bakanlığına yapılmaktadır. Başvuru süreci genel olarak aşağıdaki aşamalardan oluşur:

  1. Firma kaydı: Firmanın vergi kaydı, ticaret sicili ve faaliyet bilgilerinin güncel olması gerekir.
  2. Elektronik başvuru: Başvuru, Ticaret Bakanlığının elektronik DİİB sistemi üzerinden yapılır.
  3. Belge ve bilgi yüklenmesi: Üretim süreci, kullanılacak ithal girdiler, ihracatı yapılacak ürünler, kapasite bilgileri ve diğer istenen belgeler sisteme yüklenir.
  4. Bakanlık incelemesi: Başvuru, ilgili mevzuata uygunluk açısından değerlendirilir.
  5. Belgenin düzenlenmesi: Uygun bulunan firmaya belirli süreli Dahilde İşleme İzin Belgesi düzenlenir.
  6. İthalat ve ihracat işlemleri: Firma belge kapsamında vergi muafiyetli ithalat yapar ve belge süresi içinde taahhüt ettiği ihracatı gerçekleştirir.
  7. Taahhüt kapatma: İhracat tamamlandıktan sonra belge kapatma işlemleri yapılarak rejim sonlandırılır.

Başvuru İçin Gerekli Belgeler

Başvuru sırasında istenecek belgeler firmanın faaliyet alanına göre değişebilmekle birlikte genel olarak aşağıdaki bilgi ve belgeler talep edilir:

  • Elektronik başvuru formu,
  • Vergi numarası ve ticaret sicil bilgileri,
  • İmza sirküleri,
  • Kapasite raporu (gerektiğinde),
  • Üretim reçetesi veya sarfiyat tablosu,
  • İhraç edilecek ürünlere ilişkin bilgiler,
  • İthal edilmesi planlanan hammadde ve yardımcı maddelerin listesi,
  • Gerekli görülen diğer bilgi ve belgeler.

Başvuruda aranacak belgeler, 2006/12 Sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği eklerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Dahilde İşleme İzin Belgesi başvurusu E-imza ile Ticaret Bakanlığı’nın DYS (Dahilde İşleme Rejimi Otomasyon Sistemi) üzerinden İhracat Genel Müdürlüğü’ne yapılır.

Belge yerine daha basit tamir, montaj ve boyama gibi işlemler için verilen Dahilde İşleme İzni ise ilgili Gümrük Müdürlükleri tarafından Tek Pencere Sistemi üzerinden verilir.

Evrak Takibi ise Firma tanımlama ve belge basım işlemleri üyesi olunan İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri (İBGS) üzerinden yürütülür.

Belgenin Süresi

Dahilde İşleme İzin Belgeleri genel olarak en fazla 12 ay süreyle düzenlenmektedir. Ancak gemi inşası, büyük sanayi yatırımları veya üretim süresi uzun projelerde proje süresi dikkate alınarak daha uzun süre verilebilmektedir. Haklı nedenlerin bulunması halinde mevzuatta belirtilen şartlarla ek süre verilmesi de mümkündür.

Dahilde İşleme Rejiminde Eşdeğer Eşya nedir?

Eşdeğer eşya, Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ithal edilmesi planlanan eşya ile aynı sekizli veya on ikili Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonunda (GTİP) sınıflandırılan, aynı ticari kalite ve aynı teknik özelliklere sahip serbest dolaşımdaki eşyayı ifade etmektedir. Bu uygulama sayesinde ihracatçı firmalar, ithal edilecek hammaddeyi beklemek zorunda kalmadan stoklarında bulunan yerli veya serbest dolaşımda bulunan eşdeğer girdileri kullanarak üretime başlayabilir ve ihracatlarını daha kısa sürede gerçekleştirebilir.

Eşdeğer eşya uygulamasının temel amacı, ihracatçının üretim ve teslimat süreçlerinde zaman kaybını önlemek, siparişlerin zamanında karşılanmasını sağlamak ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmaktır. Böylece ithal edilmesi planlanan girdi henüz Türkiye’ye gelmemiş olsa bile, aynı nitelikleri taşıyan serbest dolaşımdaki eşya kullanılarak işlenmiş ürün üretilebilir ve ihraç edilebilir. Daha sonra ithal edilen eşya, üretimde kullanılan eşdeğer eşyanın yerine geçmiş sayılır.

Eşdeğer eşya kullanılabilmesi için bazı temel şartların sağlanması gerekmektedir. Bunlar;

  • Eşdeğer eşyanın ithal edilecek eşya ile aynı GTİP’te yer alması,
  • Aynı ticari kalite ve teknik özellikleri taşıması,
  • Serbest dolaşım statüsünde bulunması,
  • Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) kapsamında eşdeğer eşya kullanımına izin verilmiş olması,
  • İthalat ve ihracat işlemlerinin belge hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirilmesi,
  • Üretim kayıtları ile muhasebe kayıtlarında eşdeğer eşya kullanımının izlenebilir olmasıdır.

Örneğin, bir tekstil firması Çin’den ithal edeceği pamuk ipliğini kullanarak kumaş ihraç etmeyi planlamaktadır. Ancak ithal edilen ipliğin Türkiye’ye ulaşması birkaç hafta sürecektir. Firma, stoklarında bulunan ve ithal edeceği iplikle aynı GTİP’e, kaliteye ve teknik özelliklere sahip yerli üretim pamuk ipliğini kullanarak üretime başlayabilir ve ihracatını gerçekleştirebilir. Daha sonra Çin’den ithal edilen iplik geldiğinde, bu ithalat daha önce kullanılan eşdeğer eşyanın yerine geçmiş kabul edilir. Böylece ihracat gecikmeden tamamlanırken, Dahilde İşleme Rejimi’nin sağladığı avantajlardan da yararlanılmış olur.

Eşdeğer eşya uygulaması, özellikle otomotiv, tekstil, hazır giyim, makine, elektronik ve kimya sektörlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla birlikte, eşdeğer eşya kullanımında mevzuatta öngörülen şartlara uyulmaması veya eşyanın aynı nitelikleri taşımadığının tespit edilmesi halinde Dahilde İşleme Rejimi kapsamında sağlanan vergi avantajları geri alınabilir ve ilgili idari yaptırımlar uygulanabilir.

Eşdeğer eşya uygulaması her eşya için otomatik olarak uygulanmaz. Bazı tarım ürünleri, ticaret politikası önlemlerine tabi eşyalar veya özel düzenlemeye tabi ürünlerde kısıtlamalar ya da istisnalar bulunabilir. Bu nedenle uygulama yapılmadan önce 4458 sayılı Gümrük Kanunu, Dahilde İşleme Rejimi Kararı ve ilgili tebliğ hükümlerinin kontrol edilmesi gerekir.

Dahilde İşleme İzin Belgesinde Süre Uzatımı

Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) belirli bir süre için düzenlenmekte olup, belge sahibi firmanın mücbir sebep, beklenmeyen durumlar veya haklı ve belgelendirilebilir nedenlerle ihracat taahhüdünü belge süresi içinde yerine getirememesi halinde süre uzatımı talebinde bulunulabilmektedir. Belge süresinin uzatımı Bakanlık tarafından ilk verilen sürenin yarısı kadar olacaktır.

Süre uzatımı başvurusu, 2006/12 Sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliğinde belirtildiği gibi iki şekilde yapılabilir haklı sebepler, mücbir sebepler. Belgenin geçerlilik süresi sona ermeden önce elektronik ortamda Ticaret Bakanlığına yapılır ve talebin gerekçesi ile destekleyici belgelerin sunulması gerekir. Bakanlık, üretim sürecindeki gecikmeler, tedarik zinciri sorunları, doğal afetler, ekonomik gelişmeler, yurt dışı alıcının teslimat talepleri veya benzeri haklı nedenleri değerlendirerek mevzuatta öngörülen şartlar çerçevesinde ek süre verebilir.

Ancak süre uzatımı otomatik olarak tanınan bir hak olmayıp, her başvuru somut olayın özellikleri dikkate alınarak ayrı ayrı incelenmektedir. Belge süresi dolmadan başvuruda bulunulması büyük önem taşımakta olup, süresi içinde uzatma talebinde bulunulmaması veya talebin uygun görülmemesi halinde belge kapsamındaki ihracat taahhüdünün yerine getirilmemesinden doğan mali yükümlülükler ve yaptırımlar uygulanabilmektedir.

Belge Sahiplerinin Yükümlülükleri

Belge sahibi firmalar;

  • İthal edilen girdileri yalnızca belge kapsamında kullanmak,
  • Belge süresi içinde ihracat taahhüdünü yerine getirmek,
  • Kayıtlarını mevzuata uygun şekilde tutmak,
  • Bakanlık veya gümrük idarelerince istenen bilgi ve belgeleri sunmak,
  • Süresi içinde taahhüt kapatma başvurusunda bulunmak zorundadır.

Taahhüdün yerine getirilmemesi veya belgenin amacı dışında kullanılması halinde gümrük vergileri, faizleriyle birlikte tahsil edilir ve ilgili mevzuat uyarınca idari yaptırımlar uygulanabilir.

Telafi Edici Vergi (TEV) Nedir?

Telafi Edici Vergi (TEV), Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında üçüncü ülke menşeli girdilerin kullanılması suretiyle üretilen işlenmiş ürünlerin, tercihli ticaret kapsamında belirli ülkelere ihraç edilmesi halinde alınan bir vergidir. TEV’nin amacı, Türkiye’nin taraf olduğu Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşmaları çerçevesinde, üçüncü ülke menşeli eşyaların gümrük vergisi ödenmeden tercihli rejimden yararlanarak diğer ülkelere gönderilmesini önlemektir.

TEV Nasıl Hesaplanır?

Telafi Edici Vergi hesaplanırken temel esas, ithal edilen üçüncü ülke menşeli girdinin ithalat tarihinde yürürlükte bulunan gümrük vergisinin hesaplanmasıdır.

Hesaplamada genel olarak aşağıdaki unsurlar dikkate alınır:

  • İthal edilen eşyanın CIF kıymeti (Mal Bedeli + Sigorta + Navlun),
  • İthalat beyannamesindeki eşya miktarı,
  • İhracat tarihinde geçerli olan ithalat rejimindeki gümrük vergisi oranı,
  • Eşyanın menşe ülkesi,
  • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru,
  • İşlenmiş üründe kullanılan ithal girdi miktarı.

Hangi Ülkelere Yapılan İhracatta TEV Doğar?

DİİB kapsamında ithal edilen üçüncü ülke menşeli girdiler kullanılarak üretilen işlenmiş ürünlerin aşağıdaki ülkelere tercihli belge ile ihraç edilmesi halinde kural olarak Telafi Edici Vergi doğabilir:

  • Avrupa Birliği üyesi ülkeler (A.TR Dolaşım Belgesi ile yapılan ihracatlar),
  • Türkiye’nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı ve ilgili anlaşmada “vergilerin geri verilmesi veya muafiyeti yasağı (No Drawback)” hükmü bulunan ülkeler,
  • Pan-Avrupa-Akdeniz Menşe Kümülasyonu (PEM) kapsamındaki tercihli ticarete taraf ülkeler (ilgili anlaşma hükümlerine göre).

Buna karşılık, eşyanın tercihli menşe kurallarını sağlaması veya ilgili uluslararası anlaşmalar kapsamında istisna uygulanması hâlinde TEV doğmayabilir. Özellikle EUR.1 Dolaşım Sertifikası eşliğinde yapılan bazı ihracatlarda, mevzuatta belirtilen şartların sağlanması durumunda Telafi Edici Vergi aranmaz. Bu nedenle her işlem, ihracatın yapıldığı ülke, kullanılan dolaşım veya menşe belgesi ve eşyanın menşe durumu birlikte değerlendirilerek incelenmelidir.

Dahilde İşleme Rejiminde Serbest Bölgelere Yapılan İhracat ve İhracat Süreleri

Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ihracı taahhüt edilen işlem görmüş ürünlerin Türkiye Gümrük Bölgesi dışına ihraç edilmesi esastır. Bununla birlikte, serbest bölgelere yapılan teslimler de belirli şartların yerine getirilmesi kaydıyla ihracat olarak kabul edilebilmektedir. Ancak serbest bölgeye yapılan teslim, tek başına ihracat taahhüdünün kapatılması için her zaman yeterli değildir.

Şartlı Muafiyet Sistemi kapsamında, belge süresi içinde serbest bölgeye gönderilen işlem görmüş ürünlerin, belge süresinin bitiminden itibaren üç ay içerisinde;

  • Serbest bölgeden başka bir ülkeye satıldığının veya ihraç edildiğinin,
  • Ya da başka bir Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine ithal edildiğinin,

ispat edilmesi edilmesi halinde, belge kapsamındaki ihracat taahhüdü yerine getirilmiş sayılır ve belge kapatılır. Bu üç aylık süre içinde söz konusu işlemlerin gerçekleştirilememesi durumunda, serbest bölgeye yapılan teslim tek başına ihracat taahhüdünün yerine getirilmesi için yeterli kabul edilmez.

Dolayısıyla, Dahilde İşleme Rejimi uygulamalarında serbest bölgelere yapılan teslimler doğrudan nihai ihracat olarak değerlendirilmemekte; serbest bölgeden yurt dışına çıkışın veya mevzuatta öngörülen diğer işlemlerin belirlenen süre içinde tamamlanması aranmaktadır. Bu düzenleme, serbest bölgelerin yalnızca bir ara ticaret ve lojistik merkezi olarak kullanılmasını sağlamak ve rejimin amacına uygun şekilde ihracatın gerçekten yurt dışına yönlendirilmesini temin etmek amacıyla getirilmiştir.

DİİB Kapatma Müracaatı Sonrası Telafi Edici Vergi (TEV) ve Yapılan Kontroller

Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB) kapsamında ihracat taahhüdünün tamamlanmasının ardından belge sahibi firma tarafından Ticaret Bakanlığına kapatma müracaatında bulunulur. Ancak kapatma başvurusunun yapılması, belgenin doğrudan kapatıldığı anlamına gelmez. Bakanlık tarafından belge kapsamındaki tüm ithalat ve ihracat işlemleri mevzuat açısından ayrıntılı olarak incelenir. Yapılan inceleme sonucunda Telafi Edici Vergi (TEV) doğduğu tespit edilirse, belge kapatılmadan önce ilgili verginin ödenmesi veya ödendiğinin tevsik edilmesi istenebilir.

Kapatma aşamasında başlıca aşağıdaki hususlar kontrol edilir:

  • Belge süresi içinde ithalat ve ihracat işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı,
  • İhracat taahhüdünün belge şartlarına uygun şekilde yerine getirilip getirilmediği,
  • İthal edilen girdilerin belge kapsamında ve üretimde kullanılıp kullanılmadığı,
  • Sarfiyat oranlarının (fire ve randıman dahil) belge ve üretim kayıtlarıyla uyumlu olup olmadığı,
  • İthalat ve ihracat miktarlarının belge limitleri içerisinde kalıp kalmadığı,
  • Eşdeğer eşya kullanımına ilişkin işlemlerin mevzuata uygun yürütülüp yürütülmediği,
  • Serbest bölgelere yapılan teslimlerin, mevzuatta öngörülen süre ve şartlar içinde yurt dışına çıkışla sonuçlanıp sonuçlanmadığı,
  • A.TR, EUR.1, EUR-MED veya diğer tercihli dolaşım/menşe belgelerinin düzenlenmesine bağlı olarak Telafi Edici Vergi yükümlülüğünün doğup doğmadığı,
  • Üçüncü ülke menşeli girdiler kullanılarak tercihli rejim kapsamında ihracat yapılıp yapılmadığı,
  • Daha önce tahsil edilmeyen gümrük vergileri, KDV, ÖTV ve diğer mali yükümlülükler bakımından eksiklik bulunup bulunmadığı,
  • Belge revizeleri, süre uzatımları ve diğer değişikliklerin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği.

İnceleme sonucunda Telafi Edici Vergi doğduğunun belirlenmesi halinde, bu verginin ilgili gümrük idaresine ödenmesi gerekir. Verginin ödendiğinin tevsik edilmesinden sonra belge kapatma işlemi tamamlanır. Buna karşılık, yapılan incelemede TEV yükümlülüğünün bulunmadığının tespit edilmesi halinde belge, diğer şartların da sağlanmış olması kaydıyla kapatılır.

Bu nedenle DİİB kapatma sürecinde firmaların, özellikle ithal edilen girdilerin menşe bilgilerini, kullanılan dolaşım veya menşe belgelerini (A.TR, EUR.1, EUR-MED vb.), ihracatın yapıldığı ülkeyi ve TEV açısından doğabilecek yükümlülükleri önceden değerlendirmeleri, sonradan ortaya çıkabilecek vergi ve yaptırım risklerini azaltacaktır.

TEV yükümlülüğü, tercihli ticaret kuralları kapsamında yapılan ihracat sırasında doğar. Kapatma aşamasında ise Bakanlık ve gümrük idaresi, bu yükümlülüğün doğup doğmadığını ve yerine getirilip getirilmediğini denetler. Bu nedenle uygulamada TEV, çoğu zaman belge kapatma incelemesi sırasında tespit edilip aranır; ancak hukuki açıdan verginin doğduğu an, tercihli rejim kapsamında gerçekleştirilen ilgili ihracat işlemidir.


Kaynakça

  1. 4458 sayılı Gümrük Kanunu, 04.11.1999 tarih ve 23866 sayılı Resmî Gazete.
  2. 2005/8391 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Kararı, 27.01.2005 tarih ve 25709 sayılı Resmî Gazete.
  3. 2006/12 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği (İhracat: 2006/12), Ticaret Bakanlığı.
  4. Avrupa Birliği, Union Customs Code (Regulation (EU) No 952/2013).
  5. Avrupa Komisyonu, Inward Processing Guidance, Directorate-General for Taxation and Customs Union .